Çocuklarımızı Nasıl Yetiştirelim?

Stok Kodu:
9786051511146
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
424
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2015-03
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
%20 indirimli
195,00TL
156,00TL
Taksitli fiyat: 9 x 19,07TL
Temin süresi 2-5 gündür.
9786051511146
1000467
Çocuklarımızı Nasıl Yetiştirelim?
Çocuklarımızı Nasıl Yetiştirelim?
156.00

Bir Büyükbabanın Gözlem Ve Hatıraları..

Çocuğun güvenini kazanmak pek kolay değil. Hele o güveni
kaybetmemek daha da zor mesele! Ne dermiş çocuk: “En büyük benim babam!” Ergenliğe ulaşınca ne dermiş: “Babam da ne anlar, ne bilir ki!” Ama en sonunda orta yaşlara gelince gerçeği fark edermiş: “Benim babam büyük adamdı...”

Hep anlatılan bir öyküdür. Küçük çocuk sorar:
– Anneciğim ben nasıl doğdum?
– Seni leylekler getirdi.
– Ya babam?
– Onu bir kartal yuvasından almışlar.
– Ya büyükbabam?
– !
– Ya onun babası?
– !
Cevap alamayan ufaklık kendi kendine mırıldanır:
– Demek ki bizim ailede son üç kuşaktır normal doğum olmamış!

Şimdiki çocuklar kül yutmuyorlar! Peki, çocuklara; o tazecik fidanlara acaba neyi, nasıl anlatmamız gerekiyor? Çünkü artık devir bütünüyle değişti. Ne yapsak ne etsek de bazı şeyleri o ufaklıklardan saklamamız mümkün değil. Onların hepsi birer küçük insan, büyümüş de küçülmüşler sanki! Bu devirde onları her anlattığımıza inandırmak, ikna etmek hiç de kolay değil. Tek şansımız, gerçekleri olduğu gibi ve onların anlama düzeylerine uyarlayarak söylemek galiba! Ama nasıl, ne zaman ve hangi dozlarda? Bir dostumun ikazı geliyor aklıma: “Kozuna, dozuna, pozuna dikkat edeceksin!”

Bu durumda benim sorumluluğum üç kat daha artıyor. Çünkü ben ailenin ‘Büyükbaba'sıyım!

Bir Büyükbabanın Gözlem Ve Hatıraları..

Çocuğun güvenini kazanmak pek kolay değil. Hele o güveni
kaybetmemek daha da zor mesele! Ne dermiş çocuk: “En büyük benim babam!” Ergenliğe ulaşınca ne dermiş: “Babam da ne anlar, ne bilir ki!” Ama en sonunda orta yaşlara gelince gerçeği fark edermiş: “Benim babam büyük adamdı...”

Hep anlatılan bir öyküdür. Küçük çocuk sorar:
– Anneciğim ben nasıl doğdum?
– Seni leylekler getirdi.
– Ya babam?
– Onu bir kartal yuvasından almışlar.
– Ya büyükbabam?
– !
– Ya onun babası?
– !
Cevap alamayan ufaklık kendi kendine mırıldanır:
– Demek ki bizim ailede son üç kuşaktır normal doğum olmamış!

Şimdiki çocuklar kül yutmuyorlar! Peki, çocuklara; o tazecik fidanlara acaba neyi, nasıl anlatmamız gerekiyor? Çünkü artık devir bütünüyle değişti. Ne yapsak ne etsek de bazı şeyleri o ufaklıklardan saklamamız mümkün değil. Onların hepsi birer küçük insan, büyümüş de küçülmüşler sanki! Bu devirde onları her anlattığımıza inandırmak, ikna etmek hiç de kolay değil. Tek şansımız, gerçekleri olduğu gibi ve onların anlama düzeylerine uyarlayarak söylemek galiba! Ama nasıl, ne zaman ve hangi dozlarda? Bir dostumun ikazı geliyor aklıma: “Kozuna, dozuna, pozuna dikkat edeceksin!”

Bu durumda benim sorumluluğum üç kat daha artıyor. Çünkü ben ailenin ‘Büyükbaba'sıyım!

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat